Showing posts with label portrait. Show all posts
Showing posts with label portrait. Show all posts

Thursday, September 29, 2016

göl.ge




Eylül' 16
Eymir Gölü
Sadece işi zorlaştırıyorum. Tek yapmam gereken oysa, bir ağaç gibi yaşamak: gövdesi uzun, yaprakları geniş ve yukarı bakan. Bazen de gölge olabilmeli, geçen geçsin farkında bile olmadan. Bunca göz, canımı sıkmasın artık. 
Şimdi kızımı almaya gideceğim. Sarı ağaçların kapladığı merdivenlerde bir fotoğrafımı çekmesini isteyeceğim. Bu günü hiç unutmak istemiyorum.

Monday, January 11, 2016

mai


ilk kar, ilk portre,  hohlayınca çıkan buhardan buzlar... yeterince  koşarsak akşamına yetişiriz maviliğin, maviliğim.

Bolu
1 Ocak 2016

Monday, January 4, 2016

1/ 52


Küçük Hanım'ın 52 haftası 

Bolu...Kar doldurmuş yolları, tünemiş ağaçların dallarına, bekliyor. Dışarı çıkmaya üşenen Küçük Hanım ellerine çorabı geçirdiği gibi fırladı. Onu harekete geçiren neydi, hala muamma. Kar gibi yağıyordu yeni yıl, yeni yıl kardandı çünkü, dedi.
Pekmezine de bandırırsak belki çok ballı, ağzımızın tadı yerinde bir yıl bile olabilirdi.
öyle diledi-k.



Sunday, July 15, 2012

Pamela

Kasım' 11
Pokhara, Nepal

''Bense, bu bütünlük coşkusu içinde kendimi hep daha hüzünlü, daha kusurlu hissediyordum. Bazen insan kendini eksik sanır, oysa sadece gençtir.''
Italo Calvino- İkiye Bölünen Vikont

Saturday, November 26, 2011

Nepal - Ufak Bakışlar


Bazılarının gözünde bir Çinli kadar yabancıydık, düşmandık.


Bazıları cipsini paylaştı, yetmedi gitti tabure getirdi, kendince rahat ettirdi beni.


Bazıları çok, çok şanslıydı. Bu çocukların hepsi mutluydu. Herşeyin karşılığı kocaman bir öpücüktü yüzlerine konan.


Bazıları ağlamak üzereydi, 'namaste' dedik yolumuza devam ettik.


Bazıları çok çapkın. Kaç takla attı ilgiyi üstüne çekene kadar.


Bazıları sokakta büyürdü, doğruydu. Ailesi bi yandan pirinç hasatıyla uğraşıyor bir yandan da onlarla.


Bazıları iyi niyetler besliyordu, yaşıyordu, yaşatıyordu.


Bazıları ispiyoncuydu;) şu en arkadaki ufaklık önce poz verip sonra annesine beni şikayet etti. annesi de tuttu, bir daha çek dedi, oh olsun ona :)

Thursday, November 24, 2011

Namaste

Zeynep'in sözlerinde başlayan bir yolculuktu aslında bu. Yılllar önce (2006 mıydı?) baslamış bir düş. Herşeyin kalpten bakıldığında gerçekleşebilecegini de o öğretmemiş miydi bana? Bir de buradan teşekkur etmek isterim o harika kadına, öğrettiği, gösterdiği tüm herşey için.

Nihayet gerçek oldu benim düşüm ve kalpten gülümseyen insanların ülkesine namaste (merhaba) dedim. Boğazıma oturan hıçkırığın sebebi başkaydı, çok başka. Yaşadığım ülkede bu harika insanların durumunu düşününce, başım döndü. Sonra bir el uzandı, su verdi. Yine bir gülümseme, su gibi.

Namaste!








Nepal - Kasım'11
Nikon D90 & Nikon N80

Saturday, June 11, 2011

Semaver çayı zamanları



''Bu karanlık ve sıkıntılı manzara ne kadar güzeldi! İçime çektiğim bu ıslak hava ne kadar tazeydi! Yaşamak, tabiatın en küçük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir ana bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak...''

(Sabahattin Ali -- Kürk Mantolu Madonna. syf:87)

( hasselblad 500 cm)

Sunday, January 9, 2011

Aylak Madam Ankara'da





Ankara deyince aklıma gelenlere Lale Müldür'le Atiye eklendi. Hem çok hoş bir geliş oldu bu, yıla hoş bir baslangıç. Mavi ışıklar altında yılın son günlerine eşlik ederken biz, kafedeki garson fujiden çıkacak mini fotoğrafları merak ediyordu da biz birşey demiyorduk. Hayata dahil ettiklerimizle dahil edemediklerimiz zaten karışmışken birbirine.
Hem belki birgün kızım olursa eğer böyle lüle lüle saçları olsun, böyle sımsıcak bir yüreği, gülümseyince yüreği yansısın yüzüne.

...
turkish blue
hep beklenen birisi
artık beklenmeyip beklememeye
yani alışıp evine döndüğünde
çayın altını yakıp herşeye kendini
alıştırıp ama yine de biraz ağlayıp
biraz güldüğünde senin de
mavi bir yatağın
olacak mı turkish blue?
Lale Müldür




Thursday, December 16, 2010

T.


Dünyayı elinde döndüren çocuklar, çocukları elinde döndüren dünya. dan dan dan.

Mart' 07
Boyabat

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.