Saturday, July 8, 2017

''sakın sen kuşlara uyma'' diyene aldırma.



Nilüfer, Amerika'da yaşayan, mini figürler yapan, yazı stiline hayran hayran baktığım şahane bir kadındı gözümde. Şimdi daha da fazlası.  Çünkü ona ulaşan insanlara yaklaşımı, üslubu öyle naif ki. Sanki  biz kadınların kalbine giden inceliği en çok o biliyor gibi..  Oldu-bittiye getirilen işlerden değil onunki.
Epeydir de gözüm var işlerinde özellikle iğnelerinde. Türkiye'ye tatile geleceklerini öğrenince hemmen bir anne-kız seçiyorum. Bekliyorum, bekliyorum. Bir gün paketim çıkıp geliyor. Açmaya kıyamazsın.İçindekini bildiğin halde nasıl bir şey çıkacağını merak ediyorsun. Önce kuş kurdelalı paketi açıyor, tüy konmuş, mini karton paketin altındaki mavi kağıda sarılmış önce yaldızlı kalbi açmamız gerekecek bir parmak işine girişiyorum. Ta-da bizim kızlar uyuyor. Vakit öğleden sonra. Hepimize, daha çok beni bu kadar kocaman gülümseten, kalbimi kıpırdatan inceliği için Nilüfer'e çay ikram ediyorum: limonlu.
Ben kendiminkine ismini hemen veriyorum. Öyle tanıştıracağım  Bıdık'la. Ne me lazım! '' benim ki kuş senin ki ördek olsun'' der maazallah :))

No comments:

Post a Comment

blu

geçen gün yine geçen güne gittim de geldim.